agnostiklere cevap ahir zaman alametleri Ahir zaman videosu ahir zamanda neler olacak Ahiret Aile Albüm - Kitap Tanıtımı Alıntılar All I need all i need izle Ateist ve Agnostik Tezleri Çürüyor Ateist ve Agnostiklere Cevaplar ateistlere cevap bir kimse kendi bilgisi ile fetva verebilirmi Cennetle Müjdelenen 10 Sahabe cumhuriyet bayramı cumhuriyetimizin 90. yılı çeviri Dini Bilgiler Dini Hikayeler dini siteler dini sorular Dini Yazılar Dualar - Sureler Duhan Sures Duhan Suresi anlamı Duhan Suresi Online Dinle Duhan Suresi Türkçe Duyurular E-kitap English fetva verme Genel Hadis-i Şerifler hakkında Hz. Muhammed (sav) iletişim sayfası ilk yayın infografik islam İslam islam ahengi duyuru sayfası islam ahengi hakkında islam ahengi yayında İslam Dünyasından Haberler İslamda Ölüm İslami Videolar İslami Wallpaper islami-haberler kabir hayatı Kıble Yönü Bulmak Kıyamet Alametleri kimler fetva verebilir Kur'an Mucizeleri Kura'n-ı Kerim'den Kuran Kuran Mucizeleri Kuranı Kerim kurban bayramı günü kurbanda sevap kutlu olsun Makaleler manset Masaüstü meal Meali midye adet olurmu midye gunah midye haram degil midye yemek günahmı midye yemek harammıdır Misafir Yazarlar Mübarek Gün ve Geceler Namaz namazda türkçe dua namazda türkçe dua edilirmi neler yapmalıyız Ölüm Ölüm için hazırlanmak Rad Suresi Rad Suresi Arapça Rad Suresi Dinle Rad Suresi Meali Sahabe Sami Yusuf sami yusuf 2013 sami yusuf all i need Sami Yusuf Happiness Sami Yusuf Happiness Dinle sami yusuf instrumantel Sami Yusuf Klibi sami yusuf spritique sami yusuf to guide you home SerafettinOzdemir Soru ve Cevap Bölümü Sorular ve Cevaplar Şerafettin Özdemir Şiir - Söz To Guide You Home tolstoy islam tolstoy muhammed kitabı türkçe dua hükmü türkçe namaz Üye Paylaşımları Yararlı Bilgiler yazı dizisi yazigonder Zaik Naik Zakir Naik

iman tarihi, mümin
Resulullah devrinde sahabenin sahip olduğu itikad esasları, bizlere, şüpheye mahal bırakmayacak derecede intikal etmiştir. Şöylece özetlemek mümkündür.

 1) Bu alemin, kemalin son noktasını ihraz edeli bir yapıcısı vardır. Bu yaratıcı kemal sıfatları ile muttasıftır.
2) O, peygamberler göndermiştir ki, Muhammed (A.S.) onlardandır ve o, Allah'tan haber verdiği şeyler hakkında sadıktır.
3) İkinci bir hayat, ahiret vardır. 

Sahabenin itikadi mevzularda tamamen itminan halinde bulundukları ve bu meseleler üzerinde inanç bozukluğundan neşet eden münakaşalara giriş­medikleri malumdur. ( 4) 

Peygamberlerin getirdikleri inanç esasları iman tarihinde bazı aşamalar kateder:

1) İlk aşama: bizzat peygamberlerin hayatlarında, onlara inananların devridir. Bu devirde müminler, Peygamberleriyle devamlı irtibat halinde bulunduklarından kalplerinde en küçük bir tereddüde mahal kalmaz, karşılaştıkları güçlükleri, zihinlerini kurcalayan meseleleri derhal Peygamber (A.S.) e açarlar, onun izah ve irşadlarıyla hemen kalbi rahatlığa ererlerdi. İşte bu devrin iman hayatı en yüksek seviyededir. (1). Çünkü Resulullah ilahi davetini yaparken; Kur'an-ı Kerim ayetlerini okurken onu dinlerler, kalplerinde onun getirdiği  kitaba iman, peygamberliğine karşı sarsılmaz bir güven hasıl olurdu. (2). Bu sebeptendir ki, vahye dayanmış olan bu itikad esaslarında akıl yürütmeye, cidale lüzum kalmamıştır. (3)

 İşte ·bu devirde inananlar «... Allah yolunda savaşırlar ve hiç bir kınayanın kınamasından çekinmezler ..» ( 4)

 İman onların bütün ruhlarını sarmış azimlerini çelikleştirmiştir. Artık Allah yolunda malları ile canları ile mücadele etmekten, imanları uğrunda seve seve ölmekten çikinmezler. İslam tarihinin iman bakımından bu altın çağı ve altın nesli sayısız örneklerle doludur. İnandıkları için müşriklerin akla gelmedik kınamalarına hatta işkencelerine maruz kalan, sonunda. şahadet mertebesine erişen zevatın hatıraları iman tarihi sayfalarında pırıl pırıl parlamaktadır.

Bu çağda ufak tefek fikir ayrılıkları hiç de mühim. neticeler doğurmamış, ruhi ayrılıklara sebep teşkil etmemiştir. Cereyan eden basit çaptaki münakaşalar sadece inancı kuvvetlendirmek, islami bilgisini ilerletmek ve dinin şeriat denilen fer'i meselelerini · halletmek gayesine bağlı. olmuştur. (5) Sahabe devri bu iman kuvvetiyledir ki peygamberin getirdiği hsuslarda vahiyden başka delile, burhana ihtiyaç hissetmemiş her şeyi büyük bir temiz kalplilikle kabul etmekte tereddüt etmemiştir. Zaten peygamberden alı­nan cevap ve direktiflere her müslümanın itaat etmesi de, tabii idi. (6) Rasulullah devrinde iman hayatının karakterini mutlak bir inkıyad ve teslimiyet hali süslüyordu.

Onlar Allah'a Kur'an'da bizzat C. Hak'ın kendisini tavsif ettiği gibi_ inanıyorlar, peygamberlerin izahı ile yetiniyorlar, ileride çok şiddetli münakaşalara yol açmış olan te'villere, teşbihlere, tekyiflere sapmı­yorlardı. (7)

Onlar müteşabih ayetler ve kader mevzularında da en muhafazakar tutumu tercih ediyorlar, Rasulullah'ın men ettiği fikir tartışmaları ve kur'an'ın yasakladığı yorumlardan kaçınıyorlardı. (8) Tekrar ederek şunu da söyliyelim ki, bu haleti ruhiyenin doğuşu ve bu seviyeye -yükselişinde Peygamberimizin bizzat hayatta oluşu, onun en güzel örnek (9) olarak karşılarında duruşu birinci derecede rol oynayan faktördür. Daha sonraları sistematik eserlerde izah edilmiş olan selef akaidi işte Resulullah ve Sahabe devri akidelerinin karakterini formül haline getirmektedir.

2) İkinci Aşama: Peygamberlerimizin Vefatı ile başlar. Artık o güzel örnek gözlerden uzaklaşmış, her çeşit müşkilatı bir· anda hallediveren manevi ilham ve vahiy kaynağı ile maddi irtibat kesilmiştir. İşte bu devrede iman zaafları, farklı unşurların da tahriki ile ortaya çıkar, ufak tefek münakaşalar başlar, Bırçıa karşılık Peygamberimiz (A.S.) ın bıraktığı dini mirası korumak, onu. yaymak ve tesbit. etmek için samimi inanmışlar arasında büyük gayretIere. dayanan faaliyetlere şahit oluruz. Nitekim Hz. peygamber (S.A.V.) in vefatından sonra·.da ·böyle -olmuştur. 

Kelam ilminin doğuşunu hazırlayan sebep ve hadiseler ufaktan başlayarak gittikçe büyür ve büyüdükçe ehemmiyet kazanan, hatta bazen silahlı çatışmalara kadar varan ihtilaflar, işte hep ilahi vahiy nurunu şahsında parıldatan sevgili Peygamberimizin irtihalinden sonra, gelişmiştir. İşin garibi, çok basit de olsa münakaşa istidadı gösteren bazı fikir ayrılıkları, daha Rasulullahın son demlerinden kendini göstermeye başlamıştır. (2)

Sonuç olarak; Resullah'ın son hastalığından itibaren başlayan ihtilaflar artık bu devirde köklü çatışmalar halini almış, islam alemine giren yabancı unsurların muzır faaliyetleri neticesinde adamakıllı ciddiyet kesbetmiştir. 

(1) · Prof. M. Tanci adı geçen eser s. 34 (2) İbn Hazın, el- Faslü fi'l-Milel ve'FEhvai ve'n-Nihal c. V. s. 19. (3) Dr. İrfan Abdülhamid; Dirasat fi'l-Fırak ve'l-Aki\idi'l-İslamiyye s. 124. (Mustafa Abdürrezzak'- tan naklen) (4) el-Maide, 54 (5) Dr. İrfan Abdülhamid, adı geçen eser s. 124 ve devamı (6) Abbas İkbal, Hanedan-ı Nevbahti IV. fasıl s. 25-26 Tahran 1311. (7) Daha geniş ·bilgi için bak, Ibn Teymiyye, Mecmuatü'r-Resai!i'I-Kübra 9. (risale) el-Akidetii.'J. Vasitiyye) (8) Dr. Kemal Işık, Mu'tezilenin Doğuşu s. 19, Ankara 1967 (9) el-Ahzap, 21
 

Resullah'ın son hastalığından itibaren başlayan ihtilaflar artık bu devirde köklü çatışmalar halini almış, islam alemine giren yabancı unsurların muzır faaliyetleri neticesinde adamakıllı ciddiyet kesbetmiştir.

Etiketler: ,

Yorum Gönder

Author Name

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.